6 Mayıs 2013 Pazartesi

ZAVALLI BİR ANONİME PAMUK ŞEKERİ KAPAK:)!!!



Bu yazımı, aşağıdaki şahane motivasyon yorumunu değerli vaktinden çalıp bana bırakan anonim okuruma gururla ithaf ediyorum:

"Seni aşağılık yaratık, hemcinsin olarak kendimden utandım. Seni alan kocaya da, o zavallı oğluna da yazık. Allah belanı versin. Sen anca o pis İspanyol Zara'sını översin rezil varoş, Zara ne ulan görgüsüz!"

Sağlığa zararlı yeteri kadar fast-food zinciri vardı zaten, keşke İNSANLIK da bunların arasına katılmasaydı. Tüh!!!



Bu mesajı arkadaşlarımla bir kafede şen şakrak sohbet ettiğim bir sırada cep telefonumdan aldım. Hiç yalan söylemeyeceğim, son derece hassas bir ruha sahip olduğum için titreyen ellerimle sildim nemli gözlerimi.

Ama ben bu anonim okuruma iki hususta TEŞEKKÜR etmekle yetineceğim yalnızca.

Birincisi, yorumunuzun anonim olduğuna şaşmamalı, çünkü ya fazlasıyla alçakgönüllü ya da yüreksiz insanlar anonim olmayı yeğlerler ki, korkarım siz ikinci kategoriye sıkışıp kalmış zavallı bir hemcinsimsiniz.
Ben sizin bana yaptığınız gibi banal ama AKREP karakterinizle son derece örtüştüğünü düşündüğüm bir yöntemle beddua etmeyeceğim, bilakis size MİNNETTAR olduğumu söyleyeceğim. Neden mi?

Çünkü içinizde YILAN gibi yetiştirdiğiniz ve nereyi zehirleyeceğini şaşırmış  olan HASET*inizle GÜNEŞ'çe kamçıladınız beni. Haftada iki post yayınlamayı planlarken sizin aşkınıza(!), bu sayıyı üçe çıkaracağım! Ayrıca gezegenin en parlak yıldızı güneş'le yıldınız madem bu kadar barışmadı, neden tiksindiğiniz yazımı son satırına kadar okumaktan kendinizi alamayıp, bir de bu denli ballı bir yorum bırakma gerekliliğini hissettiniz anlayamadım doğrusu... 

İkincisi, kocamın ve oğlumun bana sahip olmakla ne kadar şansız olduklarına dair iddianıza istinaden, bizzat kendi görüşüm değil onların davranışları: 

CAN'ımı SEVişerek(siz bu fiili bilir misiniz yoksa altta dipnot vereyim mi) yaptığım kocamla önümüzdeki Haziran'da 7. senemiz dolacak ve hala her gün AŞK yüklü kısa mesajlar atmaktayız birbirimize. Darısı başınıza.



CAN'avarıma gelince, her gece yatmadan önce sarı saçlarımı okşuyor, sizin aptallığı temsil ettiğini ima ettiğiniz o sarı şaçlardan ben suçlu değilim ne de olsa. Koridorda arkamdan "hey SESSİ BEYBİ" diye sesleniyor, sağolsun. 

Üçüncüsü, Stilettolu Anne'nin pek sevdiği ZARA'dan komisyon aldığı filan yok. Çünkü sizin gibi mini mini kuş beyinli bir okur, öyle ince detaylarla besler ki içindeki haseti, eminim ilk aklına gelen bu olmuştur. Bir kere sözünü ettiğiniz küresel tekstil devinin böyle bir ihtiyacı yok ki, hayatınızda elinize bir kez Forbes dergisi almış olsaydınız bunu bilirdiniz:
"Pardon Hanımefendi bir şey soracaktım size, çok beğendim AT GÖZLÜKLERİNİZ ZARA'DAN MI!"

Ayrıca Sevgili İbo'nun da dediği gibi, Urfa'da Harvard vardı da biz mi gitmedik?
Katalunya'da Koton, İpekyol, Twist, Batik, İnci, Hotiç vardı da ben mi gitmedim ÇAMUR zilli!!!

Bu arada Türkiye'de pek çok hemcinsimin, makul fiyatlara sezonun modasını ayaklarına getirdiği için havalara uçarak tercih ettiği bu markaya bayılıyorum var mı! Gönül ister ki, Chanel, Prada, Dolce Gabbana, Gucci, Marc Jacobs, Carolina Herrera, Loewe vesaire mağazalardan kıyafetler düzüp, Louboutin Stiletto'larımla kırmızı halılardan yürüyeyim ama bir memur karısı olarak öyle bir maddi imkanım ve şansım yok. Haşa, betimlediğim şekilde giyinenlere sizin yaptığınız gibi laf sokuyor filan da değilim, aksine onları ilgiyle takip edip, kendi iyilikleri için, hayatlarından tat almak koşuluyla, paralarını istedikleri markaya yatırarak GÜLE GÜLE giymelerini diliyorum tüm içtenliğimle. Ben kendi imkanlarım dahilinde alışveriş ettiğim markalar, ama en önemlisi ruhum, bedenim ve melek beyazı ailemle pek mutlu ve huzuluyum. Yeter ki sağlık, huzur ve aşk güneşimiz solmasın. Şu emzikli ama kravatlı minik prense bakın lütfen, daha ne isterim ki...  


Bu arada üzerimdeki nar çiçeği kırmızı elbiseyi Zara'dan sezonda 100 TL'ye aldığımı belirtmekte fayda görüyorum!!!

Alışveriş noktalarımı da paylaşmadan geçmeyeyim, siz şimdi meraktan kudurusunuz buyrun: İpekyol, Zara, Twist, Koton, Mango, Nine West, Hotiç, İnci ve Ankara kışını kurtarıcım Penti vs... 

Ayrıca, zaman bulduğumda, Markafoni, Trendyol, 1V1Y, Morhipo ve Limango gibi güvenli sanal alışveriş sitelerinden çoğu zaman yüzde 70'leri bulan indirimli ürünler yakalayarak kaçamaklar yapıyorum. Söz konusu sitelerde adını burada saymakla bitiremeyeceğim NİİİCE PEK UCUZ AMA ZEVKLİ TÜRK MARKASI mevcut. 

Son olarak, varoş derken, sanıyorum eğitim durumuma gönderme yapıyorsunuz ki, normal koşullarda bunu kimsenin gözüne sokmayı sevmem, beni ve hayatımın kalitesini etkileyen bireysel bir husutur çünkü. Ama madem bana yukarıdaki saygın yorumu bırakacak kadar şiddetle hasetlendiniz, özgeçmişimi önünüze sereyim "HAYAT'ın Patronu Hanım":

Liseyi, asker olan babamın NATO'da görev yaptığı yıllarda yurtdışında, Lüksemburg'da bir Fransız Lisesi(Collège Vauban)nde okudum. Ankara'ya dönmemizle beraber, burslu olarak Başkent Üniversitesi İletişim Fakültesi Halka İlişkiler ve Tanıtım Bölümü'nde okuyup, Fakülte ikincisi olarak mezun oldum.

Aynı yıl, Türkiye'nin ilk İletişim Fakültesi olan İLEF'te-Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi- yüksek lisans programına kabul edildim ve iki yıl sonra 88/100 ortalamasıyla mezun oldum. Yüksek Lisans Tezimi Türk Pop müzik video kliplerinin ideolojik eleştirisi üzerine yaptım ve 268 sayfalık bir tez yazdım.

ODTÜ Teknokent'te prestijli bir savunma sanayi firmasında, o dönemde Fransa'yla yürütmekte oldukları projenin iletişim uzmanı olarak iki yıl süreyle görev yaptım.

Ama hayat bu işte, karşıma Pep'i çıkardı, ne şanslı bir hemcinsinizim, ailemi, işimi, ülkemi ve sevdiğim bal dostlarımı arkama bile bakmadan bırakıp, kimi zaman hayatımda adını bile duymadığım şehirlerde ona eşlik ettim. Sizin içinizdeki gibi KAPKARA BİR BOŞLUĞUN beynimi ve kalbimi kemirmemesi için kendimi dil öğrenmeye, spora ve farklı kültürleri yakından tanımak üzere sosyal hayata adadım. 

Libya'da İtalyan Kültür'e kaydolup, en sevdiğim bu dolce vita* dili öğrendim tutkuyla. Kimi zaman anlaşacak tek bir kelime bile bulamadığım yabancı misafirlerime karnıyarık, kısır, patates salatası ve bol güneş'li bir gülücük armağan edip şen soframda ağırladım. Çünkü iletişim, aynı dili konuşmak, hislerimizi kelimelere dökmek değildir her zaman... Ruhumuzu bütünleştirmek, gözlerimizdeki ışıltıdan, gülücüklerimizden almaktır mesajı...Ama sanırım sen Zara'dan aldığın at gözlükleriyle "gavur" deyip geçer, bir merhaba gülücüğünü çok görürsün  O İNSANLARA değil mi? Hiiiiç şaşırmadım zehirli gülüm!!!

İki yıl sonra, diplomat olan eşimin yeni ataması gereğince Barselona'ya taşındık ve yalnızca üç ay gibi kısa bir süre sonra ben çatır çatır İspanyolca konuşuyordum Rambla Caddesi'nde. 

Tabii ki, önden İtalyanca ve Fransızca gibi iki latin kökenli dil biliyor olmak büyük bir şans. Yeni hedefim, üç ay sonra taşınacağımız ülke Brezilya aşkına, Portekizce'ye başlamak. Şimdiden rengarenk kitaplar satın alıp, ipad'ime jet hızıyla geçen Portekizce konuşmalar yükledim bile. İnsan takıntılı olmaya görsün, gece kulağıma kulaklığımı takıp Portekizce uyuyakalıyorum. Laf aramızda bal tatlısı arkadaşlarım da adımı "latin dilleri koleksiyoner"ine çıkarmış, amma da şişirdiniz bu Stilettolu Anne'yi be zilliler:)))

Bu arada, haftada en az dört gün düzenli olarak, cardio, pilates, yüzme ve açık hava yürüyüşleri yapıp, kimi haftasonları tenis oynuyoruz Pep'le. Salsa'yı da atlamadan geçemeyeceğim, en ezgili kalori yakıcı!
Size de şiddetle tavsiye ederim zira endorfin, çamura bulanmış ruhunuzu bir nebze tozpembeleştirebilir belki. Ayrıca yüzünüzü GÜNEŞ IŞIĞI'NA DÖNERSENİZ BİLESİNİZ Kİ GÖLGELER ARKANIZA DÜŞECEKTİR. Naçizane bir tavsiye Stilettolu Anneden. 



Müzik de ŞEN bir ruhun gıdasıdır ya hani, doğum sancıları çekerken dinlediğim bu parça sizi belki biraz ferahlatabilir.

Sanıyorum siz benzer sancıları her gün çekiyorsunuz. Çocuğunuz yok herhalde çünkü bir annenin başka bir anneye sanal da olsa beddua ettiğine ben ilk kez şahit oluyorum hayatımda. Kadın kadının kurdudur anladık da, artık anneler de kimseye zararı olmayan sadece yazıp paylaşma aşkıyla tutuşan başka annelere de mi düşman kesildi!!! 

Zaten namus cinayetleri, kadına yönelik şiddet, aile içi/dışı tecavüz, sizin de uzmanı olduğunuz manevi taciz derken kadın hoyratça hırpalanıyor, demek siz de İKİ AYAKLI BİR KADIN KURDU olarak el çırparak katılıyorsunuz bu utanç verici kampanyaya, helal olsun ne diyeyim!!!! 

Ne mi diyeyim, 

98 CM'LİK BİR KÜÇÜK ADAM VAR BENİ ANNE DİYE ÇAĞIRAN, ONUN GÜNEŞLİ YAKARIŞINI İŞİTTİĞİM HER AN AŞKLA TÜYLERİM DİKEN DİKEN OLUYOR. 

ÇÜNKÜ BU HAYATTA YÜZDE YÜZ İNANDIĞIM VE GÜVENDİĞİM GARANTİLİ TEK AŞK, BİR ANNE VE ÇOCUĞU ARASINDAKİ!!!

LIMITED EDITION CAN'AVARIM TAPTAZE, 
İÇİNDE HİÇBİR KİMYASAL MADDE BULUNMAYAN,
ORGANİK BİR ÇİLEK BENİM İÇİN, 
YAN ETKİSİ OLMAYAN BİR SAKİNLEŞTİRİCİ, 
SEVGİLİ ŞUŞU'MUZUN 
TATLILIĞI AŞKINA GIK DEMEDEN 
DAĞINIKLIKLARINI TOPLADIĞI
İKİ YAŞINDA TERRIBLE BİR BLENDER 
BENİM PASİFLORAM, 
KİMİ ZAMAN UYKUMU BALLA BÖLEN 
AMA ÇOĞU ZAMAN CENNET GİBİ BİR RÜYAYA UZANAN BİR UYKUYA DALMAMA YARDIMCI OLAN DOĞAL MELİSA ÇAYIM!!!!

EEE SEN NE DİYECEKSİN OLUP OLMADIĞINI BİLE BİLMEDİĞİM AMA OLDUĞUNDAN DEHŞETLE ŞÜPHE ETTİĞİM BEBEĞİN İÇİN, ANONİM BÖCÜŞŞŞ???

HAYDİ EKMEK KIRINTISI KADAR YÜREĞİN VARSA(!!!SİZCE???) BANA O ŞANLI ADININ GEÇTİĞİ BİR YORUM AT BİR DAHA, BİR HARFÇİĞİNE  BİLE DOKUNMADAN OLDUĞU GİBİ YAYINLAMAZSAM, CAN CAN'IMA DA BİR DAHA GÜNEŞ AÇMASIN. TIPKI SENİN HASETTEN KAYNANAN İÇİN GİBİ KUDRETLİ BİR SABISIZLIKLA BEKLİYORUM CEVABINI.

Haydi haydi bu da size PAMUK ŞEKERİ BİR KAPAK olsun. Dikkat ettiyseniz "SEN" diye hitap etmedim. Allah tüm anneleri, güzel çocukları ve iyi erkeleri senin gibi bir ŞER'den korusun. Amin...

Stiletto Aşkına uza ve bir daha pis tabanlarınla benim bloğumu ziyarete gelip aşkla yazdığım yazılarıma kem gözlerini dikme. Peki ne mi yap:



Ama biliyorum ki için kan ağlaya ağlaya beni takip etmekten alı koyamayacaksın kendini, çünkü bir gram insansan eğer, bu yazıyı okuduktan sonra kendinden utanmalısın. 


* dolce vita: İtalyanca tatlı hayat, sen hiç hayatı toz pembe gördün mü at gözlüklerinin camları ardından be bebek??

*haset: kendisi hiçbir şey yaratamadığı için bunu yapan yetenekli bireyleri tırnaklarını yiyerek ve şeytan bakışlarıyla süzen, sonra eline geçtiği ilk fırsatta, ki bu bir elektronik yorum aracılığıyla olabilir, çamura bulayan, kalbinin çamaşır suyula ön yıkamada arındırılması şart -aman Kosla Oxy Action diye yabancı bir marka adı vermeyeyim- işaret parmağınızın suçsuz tırnağını kökünden kemirirsiniz mazallah, siz en yakın Migros veya Tansaş her neyse işte oradan temin edin Törkiş çamaşır suyunu emi!

*yılan: bu zavallı türün hiçbir suçu yok, pejoratif anlamı biz yüklemişiz onların kıymetli derilerine...ben micazi anlamda kullanıp sizin çürümüş kalbinize ve insani duygularınıza armağan ediyorum bu hayvancığı. 

Son bir şarkı söyleyelim mi beraber, ama bu sefer Türkçe ve çok neşeli. Şahsına münhasır bu tatlı kızı ve kızlara ithaf ettiği bu şarkısını da çoook seviyorum ben: Bütün Kızlar Toplandık ve Nil'le bitirelim:














7 yorum:

Adsız dedi ki...

Sevgili Güneş Hanım; büyük bir keyifle, bir cirpida okudum okudum tùm yazılarınızı !!! Yalnız son yazınızı ithaf ettiginiz "oksijen ziyanı kiskanç asalak " için o gùzel parmaklarinizi keşke hiç yormasaydiniz :)) Belli ki hayata,yaşam tarziniza, sevgili esinize ve minik prensinize olan aşkiniz pis ruhunda infial yaratmış ki icindeki kiskancklikla böylesine bir de yorum yazmis utanip sıkılmadan !!! Yeni postlarinizi sabirsizlikla bekliyorum !!! Bu da benden kapak olsun sevgili oksijen ziyanimiza :)) Unutmasin ki " Güneş balçikla sivanmaaaaz" !!! Sevgiler... Anjabela

Lulu's life dedi ki...

Sabah okudum sakin sakin.. Aslinda bu yoruma sakin kalmani tercih ederdim ama hassas ruhunun ne kadar incinmis olabilecegini cok iyi gorebiliyuorum Gunes'cim.. Saglam bir blogger durusu ile bunu ilk ve tek kez yapmis ol olur mu ? Cunku emin ol ders almayacak ve emin ol ki bunun gibi sacmalayan diliz zehirliler olacaktir gelecekte de.. Ben yalnizca seni daha yakindan tanidigim icin sevindim.. Ne guzel sevgi dolusun ! Cekemeyenler bence anten takabilir.. boyle de geyip espri yapilir onlara.. O derece kotu kalpliler..

Adsız dedi ki...

Henüz evlenmedim, nişanlıyım. Çocuğu ise tahmin edebileceğiniz üzere 4 seneden önce düşünmüyorum ama bu blog beni çok eğlendiriyor. Elinize, yüreğinize sağlık :)

Başak

Ece Araz dedi ki...

Keep calm and go on blogger : ) Ece

Adsız dedi ki...

Kapağın alası olmuş, tebrik ediyorum ama olur da bidaha bu içten, bağımsız tarzınıza ilişmeye çalışan olursa; bırakın size uzaktan iç çekmekle yetinsin, yetişemesin. Kaale alıp cevap dahi yazmayın; bizi yine o neşeli, sevgi dolu yazılarınızla mutlu edin. En önce de kendinizi tabii ;) nice güzel paylaşımlara, selamlarla

LaLe B. dedi ki...

Çok şaşırdım. Bir insan başka bir insana neden böyle bir şey yazsın ki tanımadan etmeden. Şoktayım yani, sizin yazdıklarınızı böyle değerlendirenler de var demek ki!
Allah herkesin yüreğine sevgi versin. AMİNNN!!!

sevgilerimle,
LALE

LaLe B. dedi ki...

Şaşırdım gerçekten! sizin yazdıklarınızı böyle değerlendirenler de var demek!!!
Tamam da bir insan tanımadığı bir insana neden öyle şeyler yazar ki? "Allah belanı versin." çok ağır bir bedduadır, ne alaka yani durduk yere?

Allah'ım hepimizin yüreğine sevgi doldursun. Gerçekten çok şaşırdım.

Sevgilerimle,
LALE